CUMA HUTBESİ DİYANET 29 AĞUSTOS | Her hafta olduğu üzere bu hafta da mescitlerde okunacak Cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rehberliğinde belirlenerek Müslümanlarla paylaşıldı. Milyonlarca müminin cuma namazı öncesi dikkatle dinlediği ve toplumsal bildirilerle ferdi farkındalığı artırmayı hedefleyen 29 Ağustos 2025 Cuma hutbesi konusu vatandaşların ilgisini çekmeye devam ediyor. Pekala, Cuma hutbesi konusu nedir 29 Ağustos 2025? Ayrıntılar haberimizde…
29 AĞUSTOS CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan 29 Ağustos 2025 Cuma hutbesi konusu, ‘Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s)‘olarak belirlendi.
ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED (S.A.S)
Muhterem Müslümanlar!
Müjdeler olsun hepimize! Bir kere daha kavuştuk Mevlid-i Nebi’nin manevi iklimine! Önümüzdeki Çarşamba akşamı, Rebîülevvel ayının on ikinci gecesi. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in doğumunun 1500’üncü yıldönümü.
Bizleri, Allah Resûlü (s.a.s)’e ümmet kılan Şanlı Rabbimize hamd ve sena; Peygamber Efendimize, ehl-i beytine ve ashabına salat ve selam olsun. Mevlid Gecemiz şimdiden mübarek olsun.
Duygularımı şairin şu mısralarıyla lisana getirmek istiyorum:
Gel, Ey Muhammed, bahardır.
Dudaklar arkasında saklı
Aminlerimiz vardır!..
Hacdan döner üzere gel;
Miraç’tan iner üzere gel;
Bekliyoruz yıllardır!
Aziz Müminler!
İnsanlık, merhameti Peygamberimiz (s.a.s) ile tanımıştır. Rahmet Peygamberi (s.a.s), zulmün ve karanlığın hâkim olduğu bir çağa güneş üzere doğmuştur. Cenâb-ı Hakk’ın, وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ۟ “Resûlüm! Biz seni âlemlere fakat rahmet olarak gönderdik.” buyruğu yeterince; kin, nefret ve hasımlığın yerine sevgi, şefkat ve merhameti yerleştirmiştir. Kendisiyle konuşurken titreyen birine, “Endişelenme! Ben de senin üzere kuru et yiyen bir bayanın oğluyum.” buyurarak mütevazı olmayı insanlara öğretmiştir.
Aile, Peygamberimiz (s.a.s) ile huzur bulmuştur. O, Şanlı Rabbimizin buyruğu yeterince aileyi; sevgi ve merhamet, ülfet ve muhabbet, inanç ve sadakat üzerine inşa etmiştir. Ailesinin hiçbir ferdine kaba davranmamış, berbat kelam söylememiş, onları asla incitmemiştir. “Dikkat edin! Sizin bayanlar üzerinde hakkınız olduğu üzere onların da sizin üzerinizde hakları vardır.” buyurarak; dışlanan, hor görülen, insani ve toplumsal haklarından yoksun bırakılan bayana hak ettiği pahası vermiştir.
Kıymetli Müslümanlar!
Çocuklar, Peygamberimiz (s.a.s) ile sevgiyi tatmıştır. Allah Resûlü (s.a.s); utanç vesilesi sayılan, canlı diri toprağa gömülen kız çocuklarını koruyup gözeteni, terbiye edip yetiştireni cennetle müjdelemiştir.
Gençler, Peygamberimiz (s.a.s) ile kıymet kazanmıştır. Allah Resûlü (s.a.s) gençlere hep güvenmiştir. Onların fikirlerine kıymet vermiş, onlara özgüven ve şahsiyet kazandırmış, mizaç ve yeteneklerine uygun sorumluluklar yüklemiştir.
Değerli Müminler!
Yaşlılar, Peygamberimiz (s.a.s) ile hürmet görmüştür. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Kim bir yaşlıya yaşından ötürü hürmet ederse, Allah da ona, yaşlılığında hürmet edecek birisini gönderir.” buyurarak yaşlılara ilgi göstermeyi, onlarla alakadar olmayı öğütlemiştir.
Yetimin ve mazlumun yüzü Peygamberimiz (s.a.s) ile gülmüştür. Allah Resûlü (s.a.s), “İşaret parmağıyla orta parmağını bir ortada göstererek, ben ve yetime kol kanat geren kimse cennette bu türlü yan yana olacağız.” buyurarak yetimi koruyan, onun haklarını gözeten müminin cennette kendisine en yakın kişi olacağını müjdelemiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Aziz milletimiz, Peygamberimiz (s.a.s)’e olan sevgisini; onun ve ehl-i beytinin hoş isimlerini çocuklarına vererek, askerine Mehmetçik diyerek, ordusunu Peygamber ocağı görerek, malını ve canını onun yolunda feda ederek ortaya koymuştur. Hutbeme başlarken okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s), “Sizden biriniz, beni anne ve babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe tam manasıyla iman etmiş olmaz.” buyurmaktadır. Evet, ulu ecdadımız Allah Resûlü (s.a.s)’i canından aziz bilmiştir. Onun getirdiği rahmet iletilerini bütün insanlığa ulaştırmak, dünyada huzur ve barışı sağlamak için cepheden cepheye koşmuştur, koşmaya da devam etmektedir. Bunun en son örneklerinden biri de yarın kutlayacağımız 30 Ağustos Zaferi’dir. Aziz Rabbim; Peygamber aşkıyla yanıp tutuşan, vatan ve mukaddesat uğruna canını feda eden aziz şehitlerimize ve ahirete irtihal eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin. Bugün bize düşen ise, Allah Resûlü (s.a.s)’in muhabbetiyle kalplerimizi birbirine kenetlemektir. Onun bizlere sunduğu rahmet esintileriyle yüreklerimizi buluşturmaktır. Onun birlik ve beraberlik davetleriyle kardeş olmaktır.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu ikazıyla bitiriyorum: “Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırtınızı dönmeyin. Birbirinize kin ve nefret beslemeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!”