Cuma hutbesi konusu | 9 Ocak 2026 Diyanet Cuma hutbesi oku, dinle

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her hafta Türkiye’nin dört bir yanında mescitlerde okutulan Cuma hutbesi, bu hafta da Müslümanların ağır ilgisiyle karşılanıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren hutbenin konusunu araştıran vatandaşlar için 9 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesi aşikâr oldu.

👉Diyanet İşleri Başkanlığı CUMA HUTBESİ👈

“NAMAZ”

Muhterem Müslümanlar!

Dünyamızı huzur ve mutluluğa, ahiretimizi ebedi cennete dönüştüren ibadetlerin en başında namaz gelir. Namaz kılan; yüzünü kıblemiz Kâbe’ye, tarafını Rabbine çevirir. Vücudunu kirlerden, kalbini günahlardan arındırır. Ruhunu miraca, gönlünü sükûnete erdirir.

Aziz Müminler!

Namaz; tekbirle başlayan, selamla tamamlanan bir kulluk seyahatidir. Her tekbir, Allah’tan öbür ilah olmadığının ilanıdır. Her kıyam, haksızlığa ve zulme asla istek gösterilmeyeceğinin sembolüdür. Her kıraat, Kur’an-ı Kerim ile irtibatı kuvvetlendirmektir. Her rükû, bir tevazu; her secde, Allah’a teslimiyettir. Her tahiyyat, kelime-i şehâdetin izharıdır. Her selam, elinden ve lisanından emin olunan bir Müslüman olmanın ahdidir.

Değerli Müslümanlar!

Hayat akıp giderken namazı kendimize rehber kılmalıyız. Gönlümüz daraldığında namazla ayağa kalkmalıyız. Problem yahut hastalık anında namazla Rabbimize sığınmalıyız. Gündüzün telaşında namazla ruhumuzu dinlendirmeliyiz. Gecenin sessizliğinde namazla dirilişimizi gerçekleştirmeliyiz. Mescitte, meskende, okulda, işyerinde, tarlada ve bahçede namazla Cenâb-ı Hakk’ın rahmet ve mağfiretine yönelmeliyiz. Çünkü namaz, müminin miracıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Cennetin anahtarı namazdır.”[1] Yaratan ile kulun ortasındaki muhabbeti güçlü tutacak en sağlam bağ namazdır. Kişiyi, kötülüklerden uzaklaştırıp güzelliğe ulaştıracak en hoş yol namazdır. Birebir safta inanan gönülleri birleştirecek; birlik, beraberlik ve kardeşliği pekiştirecek olan da namazdır.

Kıymetli Müminler!

Namaz, büyük bir rahmettir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde, “Sizden biri namaz kılarken aslında Rabbiyle konuşuyordur”[2] buyurmaktadır. Hasebiyle dinen legal bir mazeret olmaksızın namazdan uzak kalmak, Allah Teâlâ ile hasbihalden yoksun kalmaktır. Sonra kılarım diye namazı ötelemek, dinin direğini zayıflatmaktır. Dünyalık meşgalelere dalarak namazı ihmal etmek, ilâhî lütfa mazhar olamamaktır. Aziz Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et”[3] buyurmaktadır.

Aziz Müslümanlar!

Önümüzdeki Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece, beş vakit namazın armağan edildiği Miraç Kandilini idrak edeceğiz. Bu mübarek gece, Mescid-i Aksâ’nın Cenâb-ı Hak katındaki bedelini yine hatırlatmaktadır. Tevhid ve vahdetin sembolü olan cami ve mescitlerin saygınlığını müdafaamız gerektiğini haber vermektedir. Bizler de Miraç Kandilini vesile kılarak, mescitlerde huzurda olalım. Omuz omuza vererek birebir safta divana duralım. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in “Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde halidir”[4] muştusuna nail olmak için secdelerde buluşalım. İşlediğimiz yanılgı ve günahlarımız için tövbe edelim. Vatanımızın selameti, devletimizin bekası, insanlığın huzur ve barışı, Mescid-i Aksâ’nın ve Gazze’nin özgürlüğü için Cenâb-ı Hakk’a niyazda bulunalım.

Bu vesileyle Miraç Kandilimizi şimdiden tebrik ediyorum. Hutbemizi Ulu Rabbimizin şu muştusuyla bitirmek istiyorum: “Kurtuluşa eren müminler, namazlarını titizlikle kılmaya devam ederler. İşte Firdevs cennetinin vârisleri onlardır. Orada ebedi kalacak olanlar da onlardır.”[5]

  • Diyanet İşleri Başkanlığı
  • Kur an ı Kerim
  • Diyanet
  • Peygamber efendimiz
  • cuma namazı saatleri
  • cuma hutbesi
taraftarium: