Kandil ne zaman? Berat Kandili bugün mü?

Müslümanlar için büyük mana ve değer taşıyan Berat Kandili, affın, bağışlanmanın ve ilahi rahmetin simgesi olarak kabul ediliyor. İslam inancında bu mübarek gece, günahlardan arınma, tövbe etme ve Allah’a yönelme fırsatı sunan özel vakitlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Berat Kandili yaklaşırken milyonlarca kişi manevi hazırlıklarını sürdürürken, “Kandil ne vakit?” ve “Berat Kandili bugün mü?” soruları bilhassa akşam saatlerine gerçek daha sık araştırılmaya başlanıyor.

BERAT KANDİLİ’NDE NELER YAPILABİLİR?

Berat Kandili’nde Müslümanlar, bol bol dua ederek, Kur’an-ı Kerim okuyarak, tövbe ve istiğfarla bu mübarek gecenin manevi atmosferini değerlendirmeye çalışıyor. Birebir vakitte geçmişin muhasebesi yapılırken, gelecek için güzel niyetlerde bulunuluyor. Kandilin tarihi ve gerçek günü öğrenmek isteyen vatandaşlar ise en emniyetli kaynak olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini günler takvimini takip ediyor.

BERAT KANDİLİ NE VAKİT?

Berat Kandili bu yıl 2 Şubat 2026 Pazartesi günü idrak edilecek.

BERAT GECESİ’NİN MANEVİ ANLAMI

Berat Kandili, Şaban ayının 15. gecesi için kullanılan bir tabir olup halk ortasında “Berat Gecesi” olarak anılır. Bu gece, Müslümanlar tarafından rahmet, mağfiret ve arınma gecesi olarak kabul edilir. Yapılan duaların kabul edildiğine, samimi tövbelerin karşılıksız kalmadığına inanılır.

Hz. Peygamber (s.a.v) bir hadisinde şu muştuyu vermiştir:

“Allah Teâlâ, Şaban’ın 15. gecesi dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar.”

(İbn Mâce, İkâme, 191)

HZ. AİŞE’NİN (R.A) ANLATIMIYLA BERAT GECESİ

Hz. Aişe (r.a) şöyle rivayet eder:

Peygamber Efendimiz bir gece namaza kalktı ve secdeyi o kadar uzun tuttu ki, kendisini teslim ettiğini sandım. Endişelenip yanına gittim ve baş parmağını hareket ettirdiğini görünce rahatladım. Secdede şu duayı ettiğini işittim:

“Allah’ım! Cezandan affına sığındım.

Gazabından rızana güvendim.

Senden yeniden Sana sığındım.

Seni, Senin kendini övdüğün üzere övmekten acizim.”

Bu rivayet, Berat Gecesi’nin dua, tevbe ve Allah’a yönelme açısından ne derece değerli olduğunu bir kere daha ortaya koymaktadır.

BERAT KANDİLİ’NDE YAPILACAK DUA VE İBADETLER

Oruç Tutmak

Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’in, Ramazan dışında en çok oruç tuttuğu ay, Şâban ayı idi.

Hz. Ayşe (r.a.) şöyle dedi:

“Resulullah hiçbir ayda, Şâban ayında tuttuğu oruçtan daha fazla oruç tutmazdı. Şâban ayının tamamını oruçlu geçirirdi.” (Müslim, Sıyâm 176; İbni Mâce, Sıyâm 30) Diğer bir rivayette, “Pek az bir kısmı hariç, Şâban ayını baştan sona oruçlu geçirirdi.” denilmektedir. (Buhârî, Savm 52; Müslim, Sıyâm 177. Ayrıyeten bk. İbni Mâce, Sıyâm 30)

Berat Duası

Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, Dualar ve Zikirler isimli kitabında Berat gecesi yapılacak duayı şöyle tanım etmişlerdir:

“Şa’ban-ı şerîfin onbeşinci, Berât gecesi akşam namazından sonra üç sefer Yasin mühleti ve her birinin sonunda bu Berât duâsı okunacaktır. Birinci Yâsin-i Şerîften sonra bu duâ okunurken Allah’ın saîd kullarından olmak niyyetiyle okunacaktır. İkinci kere okunurken iyi ömür uzunluğu niyyetiyle okunacaktır. Üçüncü kez okunurken kaza ve belâlardan emîn olup iyi rızık için okunacaktır.”

Berat Duasının Türkçe Okunuşu:

“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.

Allah’ım, ey ihsân ve ikram sahibi olan ve kendisine ihsan edilemeyen, ey Celâl ve İkrâm Sahibi, ey lutfu ve ihsânı bol olan, Sen’den öteki ilâh yok, sen kendisine ilticâ edenlerin yardımcısı, kendisine sığınanlara emân veren, korkanların kendisinde emniyete kavuştuğu ulu zât’sın.

Allah’ım! Beni katında, Ümmü’l-Kittâb’da şakî/kötü yahut yoksun yahut kovulmuş yahut rızkı dar olarak yazdıysan, Alllah’ım fazl u ihsânınla kötülüğümü, mahrûmiyetimi, kovulmamı ve rızkımın az olmasını sil, beni katında, Ümmü’l-Kitâb’dda saîd/iyi, rızkı bol ve hayırlara muvafffak olan bir kulun olarak yaz. Elbet Sen Rasûl’ünün lisânı üzere indirilen Kittâb’ında bir kelam buyurdun ve Sen’in kelamın haktır:

«Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sâbit bırakır. Ümmü’l-Kitâb (Ana Kitâb) O’nun yanındadır.» (er-Ra’d, 39)

İlâhî! En büyük tecellin ile «Her hikmetli işe kendisinde hükmedilen»(ed-Duhân, 4) ve kesin karar verilen mübarek Şa’bân’ın yarısı gecesinde, bizden bildiğimiz, bilmediğimiz ve Sen’in bildiğin bütün belâları uzaklaştır. Elbet Sen en büyük ve en keremlisin. Allah, Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât u selâm eylesin!” (Bkz. Ali el-Müttakî, no: 5090)

BERAT GECESİ NAMAZI

Kaza Namazı ve Beyhude Namaz Kılmak

En önemli konulardan biri, namazdır. Hak dostları bu gecede namaz kılmanın ehemmiyetine dikkat çekmişler ve namaz borcu olanların kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir.

Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, Dualar ve Zikirler isimli kitabında Berat gecesi namazını şöyle tanım etmişlerdir:

“Berât gecesinde yatsıdan sonra ikide bir selâm vermek üzere yüz rekât namaz kılınır. Her rekâtta Fâtiha’dan sonra on sefer İhlâs-ı şerîf okunur. On sefer İhlâs-ı şerîf okumaya kudreti olmayan beş yahut üç kez okur. Bu namaz tamam oldukdan sonra okuyabildiği kadar salavât-ı şerîfe ve huzur-ı kalble tevbe ve istiğfar edip Allah Teâlâ Hazretleri’nden dünyevî ve uhrevî hâcetlerini taleb ve niyaz edecektir.”

Kur’an-ı Kerim Okumak

Kurʼânʼın nüzulüyle ilgili mübârek iki gece vardır, Beraat gecesi ve Kadir gecesi. Beraat gecesi, ilm-i ilâhîden topluca zâhir olup meleklere yazdırıldığı gecedir. Kadir gecesi, fiilen indirildiği gecedir. Yani Kurʼân-ı Kerîmʼin dünya semâsına icmâlen nüzûlü/inişi Beraat gecesinde, tafsîlen nüzûlü de Kadir gecesindedir.

Allah dostları mübarek gecelerde çokça Kur’ân-ı Kerîm okunmasını tavsiye buyurmuşlardır.

İbni Mesut’tan (r.a.) rivayet edildiğine nazaran, Resûlullah (s.a.s.), şöyle buyurdu:

“Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir yeterlilik sevabı vardır. Her bir güzelliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; aksine elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 16)

İbni Abbâs’dan (r.a.) rivayet edildiğine nazaran, Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Kalbinde Kur’an’dan bir ölçü bulunmayan kimse harap konut üzeredir.” (Tirmizî, Fazâilü’l-Kur’ân 18)

Tevbe İstiğfar Etmek

Allah Teâla şirke düşmeyenlerin büyük günahlarını affedeceğini bu gecede müjdelemiştir. (bk. Müslim, Îman, 279) Peygamber (s.a.s.) Efendimiz:

“Ben, günde yüz sefer istiğfâr ederim…” (Müslim, Zikir, 42) buyurmuşlardır. Müslim’den rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur:

“Resûlullâh’a (Miraç’ta) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Müddeti’nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi…” (Müslim, Îman, 279)

Salavat Getirmek

Resûlullah’a (s.a.s.) salavat getirmeyi Allah Teâla emretmiştir. Ayrıyeten hadis-i şeriflerde salavat getirenin bütün külfetlerinin giderileceği bildirilmiştir. Ayet-i kerîmede buyrulur:

“Şüphesiz ki Allâh ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey müminler! Siz de O’na salavât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin!” (el-Ahzâb, 56) Übey bin Kâb (r.a.) diyor ki:

“Hazret-i Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’e:

«– Yâ Resûlallâh! Ben sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum. Sanki bunu ne kadar yapmam gerekir?» diye sordum.

«– Dilediğin kadar yap.» buyurdu.

«– Duâlarımın dörtte birini salavât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?» diye sordum.

«– Dilediğin kadarını ayır. Lakin daha fazla yaparsan senin için güzel olur.» buyurdu.

«– Öyleyse duâmın yarısını salavât-ı şerîfeye ayırayım.» dedim.

«– Dilediğin kadar yap. Fakat daha fazla yaparsan senin için güzel olur.» buyurdu. Ben yeniden:

«– Şu hâlde üçte ikisi kâfi mi?» diye sordum.

«– İstediğin kadar. Ancak artırırsan senin için düzgün olur.» buyurdu.

«– Öyleyse duâya ayırdığım vaktin hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?» deyince:

«– O takdirde Allâh bütün meşakkatlerini giderir ve günahlarını bağışlar.» buyurdu.” (Tirmizî, Kıyâmet, 23)

Hamd Etmek ve Şükür Halinde Bulunmak

Bu mübârek gecelerde Rabbimize çokça hamd etmeli ve şükür halinde bulunmalıyız.

Âyet-i kerîmede “Ölümsüz ve sürekli canlı olan Allah’a güvenip dayan. Onu hamd ile tesbih et!…” (Furkân mühleti, 58) buyrulmaktadır. Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Meşrû işlere Allah’a hamd ile başlanmazsa hayır ve rahmeti kesilir.” (İbn-i Mâce, Nikâh, 19; Ebû Dâvud, Edeb, 18)

“Şükür, îmânın yarısıdır…” (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I, 107)

“Cenâb-ı Hakk’ın nîmetlerine hamd ü senâ, insanı nîmetin zevâlinden emîn kılar.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no: 3836)

“Allah’a hamdetmek şükrün başıdır. Allah’a hamdetmeyen bir kul O’na şükür etmemiştir.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no: 3835)

Allah’ı Çokça Zikretmek

Mübârek gecelerde Rabbimizi zikretmeye daha çok değer verilmelidir. Âyet-i kerîmede buyrulur:

“Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, sabah-akşam Rabbini an. Gâfillerden olma!” (el- A’râf, 205)

“Rabbinin ismini zikret ve bütün varlığınla O’na yönel.” (el-Müzzemmil, 8)

“…Allâh’ı zikretmek, elbette en büyük (ibâdet)’tir…” (el-Ankebût, 45) Allâh Resûlü şöyle buyurur:

“Allâh’ı sevmenin alâmeti, Allâh Teâlâ’yı zikretmeyi sevmektir.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, II, 52)

“Yeryüzünde Allâh Allâh diyen biri var hayli, kıyâmet kopmayacaktır.” (Müslim, Îmân, 234/148)

Sadaka Vermek

Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve belâlardan koruma edeceği, buna ilâveten sadaka sahibini Muhabbetullâh’a nâil eyleyeceği unutulmamalıdır. Bu müstesnâ geceler de sadaka vermeye en hoş vesilelerdir. Çünkü Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur:

“Allah yolunda infâk edin! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Bir de ihsanda bulunun. Çünkü Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini hoş yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.” (el-Bakara, 195) Efendimiz (s.a.s.), zengin-fakir her mü’mini infâka teşvik eder; bir hurmadan diğer bir şeyi olmayan için:

“Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız hoş ve beğenilen bir kelam ile korunun.” buyururdu. (Buhârî, Edeb, 34)

  • Diyanet İşleri Başkanlığı
  • Berat Kandili
  • Kur an ı Kerim
taraftarium: