‘Hiçbir şey yapmadı, yapamadı’ Galatasaray-Fenerbahçe derbisi için şok yorum ‘Sakin olan kazandı’
Süper Lig’de 9’uncu hafta mücadelesinde Galatasaray, ezeli rakibi Fenerbahçe’yi evinde 2-1 mağlup ederek şampiyonluk mücadelesinde önemli bir galibiyet elde etti. Skordan çok maç sonunda yaşananların damgasını vurduğu geceyi Fanatik yazarları değerlendirdi.

Trendyol Süper Lig’in 9. haftasındaki dev derbi maçta Fenerbahçe’yi konuk eden Galatasaray, rakibini 2-1 mağlup etti. Sarı-kırmızılı takıma galibiyeti getiren golleri; 29 ile 44. dakikalarda Victor Osimhen kaydetti. Sarı-lacivertlilerin tek golü ise 62. dakikada İrfan Can Kahveci’den geldi. Okan Buruk ve öğrencileri, bu skorun ardından puanını 22 yaptı ve liderliğe yükseldi. İsmail Kartal ve oyuncuları ise 16 puanla 5. sırada kaldı.

Maçın ardından Okan Buruk’un açıklamaları şöyle;
“Rakibimizi tanıyoruz. İlk 11’i görünce nasıl karşılayacaklar, geçişi düşüneceklerdi. Sahaya çok doğru yayıldık. İlk yarıdaki hareketliliğimiz, rotasyonlarımız, kanat bek rotasyonları, stoper orta saha rotasyonlarıyla çok fazla alan bulduk. Hat kırıcı pasları doğru attık. Çok fazla pozisyona girdik. Bu sene oynadığımız en üstün maçlardan biriydi açık ara. Çok daha farklı bir skor konuşabilirdik. 2-1 sonrası, oyunu ve skoru koruma, biraz daha çekingenlik… Oyun değişti. İkinci yarı yine çok fazla pozisyonumuz var. Çok üstün oynadığımız bir maçtı. Verilere bakınca inanılmaz bir fark var. Oyuncularım çok iyi oynadı. Büyük Galatasaray taraftarı bizi destekledi, onlarla beraber coştuk. Takımımız baskıya giderken onların verdiği hırsla yaptı. Sadece ikinci top ve uzun topa döndü rakip, ikinci topları alarak çok hücum yaptı. Bir derbiyi olabildiğinin en iyisi şekliyle oynadı oyuncularım. Önemli bir galibiyet. Bir maç kazandık, derbi kazandık ama hiçbir şey kazanmadık. Liderliğimiz devam ediyor ama Konya deplasmanı yine zor olacak, Şampiyonlar Ligi var, Amedspor maçı var.”

İsmail Kartal’ın sözleri ise şöyle;
“Maalesef maça istediğimiz gibi başlayamadık, bize yakışmayan ilk yarı. İkinci yarı toparlanmaya çalıştık, önde baskılı oynamaya çalıştık ve bir gol bulduk. Sonuçta istediğimiz sonucu alamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Kaybettik. Hep beraber nedenlerin içine girmeden önümüze bakıyoruz. Göztepe maçına şu andan itibaren konsantre olacağız”

Fanatik yazarları Galatasaray-Fenerbahçe derbisini değerlendirdi. O yorumlardan bazılarından satır başları ise şu şekilde;

‘Sakin olan kazandı’ – Cem Dizdar – Fanatik
“Enteresan bir ilk yarı oldu” diyecektim ama doğrusu dilim varmadı… Çünkü devreyi Osimhen’in iki golüyle önde kapayan Galatasaray’a karşı rakibi Fenerbahçe hiç ama hiçbir şey yapmadı, yapamadı. Denecek ki, “Galatasaray oynatmadı.” bu da bir veri elbette, ancak “gol beklentisi” dahil hemen hemen tüm istatistiklerde Fenerbahçe’nin “0” (Sıfır) çekmiş olması sadece rakip etkisiyle açıklanamaz sanırım. Kaldı ki kimi girişimleri göz doldursa bile Galatasaray’ın da goller dışında aman aman etkili olduğu söylenemez. Ardından Fenerbahçe’nin en ciddi pozisyonu 51. dakikada Lukaku girişimiyle geldi. Dolayısıyla ilk yarıdaki o edilgenliğe karşı silkinir gibiydiler, bu arada ev sahibi için hatırı sayılır fırsatlar da veriyorlardı.

Ancak 62’de gelen İrfan Can’ın marifet yoğunluklu özel golüyle Fenerbahçe oyuna girer gibi olmadı değil. Yine de genel gidişat Galatasaray lehine ilerliyordu. Planlanalı oynayan, topu planları dahilinde gezdiren, o planlar neticesinde girişimde bulunan Galatasaray’dı. Fenerbahçe için geriye kalan ise rakibin yapacağı büyük hataları gözlemek ve onlardan yararlanmaya çalışmaktı. Nihayetinde buna yakın bir fırsatı 89’da yakaladılar da… Olmadı.

Hüzün ile mutluluk
Başta Batrakov olmaz üzere Galatasaray düzenli, sakin ve temkinliydi. Fenerbahçe ise plansız, kaygılı, karmaşık ve telaşlı görünüyordu. Sakin olan kazandı. Artık Fenerbahçe için şampiyonluk kendi dışındaki takımların yapacaklarına bağlı. Ve son not.. Sahi biz maçın sonunda “uzay”daki kameradan neler göremedik öyle? Habercilik, “Halkın haber alma hakkı” maç yayınının önünde mi, derken tekrar görüntüler geldi ve oyuncuların boğaz boğaza olduğuna birlikte şahit olduk.

Ve maç sonunun en güzel anlarından biri… Galatasaray tribününde iki güzel çocuğu seçti kamera. Biri Galatasaray biri Fenerbahçe formalı. Biri şaşkın ve üzgün, diğeri sevinçli ve mutlu… Hüzün ile mutluluk… Tıpkı yaşamımız gibi. İyi ki çocuklar iyi ki oyun var…

‘Osimhen ve Sanchez imzası’ – Serkan Akcan – Fanatik
Bu sezon şampiyonluk yarışındaki rekabet yıllar sonra ilk kez bu kadar çetin olacağa benziyor. Trabzon ve Beşiktaş’ın kazandığı gecede Galatasaray da derbide Fenerbahçe’yi mağlup ederek yarışta yeniden ipleri eline aldı. Fenerbahçe maça çok sert başladı. Skriniar’dan Semedo’ya kadar tüm takım sahanın her bölgesinde rakibe karşı fiziksel olarak çok sertti. 11 dakikada hem İrfan Can hem Skriniar sarı kart görürken, Fenerbahçe 5 faule ulaşmıştı bile.

Galatasaray’ı ön alan baskısı dışında, fiziksel açıdan yıldırmak pek mümkün değil. Şayet oyun kurulumunda baskıyı stopere kadar yükseltmezsen Galatasaray kalene Barış, Yunus ve Osimhen ile çok hızlı geliyor. Fenerbahçe maçın hiç bir anında bu baskıları yapmadığı için, sertliğin yüksek olduğu ilk 10 dakika dışında Galatasaray topu hep rakip ceza sahasına yakın tuttu.

Şut şansı tanımadı
Osimhen modern çağın en iyi santrforlarından biri. Dünya futbolunda ender bulunan özelliklere sahip, müthiş bir atlet, şiddetli baskı silahı ve harika bir golcü. O sahadayken Galatasaray’ın oyun standardı yükseliyor, yokken büyük sapmalar oluyor. Derbide adeta bir resital sundu, maçın kilidini açan golü attı, peşinden ikincisi geldi. Galatasaray takım olarak dirençliydi, iyiydi ama Osimhen herkesten daha yüksekteydi.

Sanchez dün gece en az Osimhen kadar oyuna etki etti. Savunmada yaptığı müdahaleler çok belirleyiciydi ama hücum aksiyonlarında aldığı rol, tıpkı 3 sene önce Manchester United maçındaki kadar keskindi. İlk golde orta sahadan kafayla verdiği hat kıran pas sonrası, Barış üzerinden Osimhen golü geldi.

İkincisinde ise duran top setinin devamında vole ile gönderdiği estetik şut bir asiste dönüştü. Bir stoperin böylesi büyük bir derbiye bu kadar derinden etki etmesi çok etkileyici gerçekten. Galatasaray ilk yarıyı istediği gibi oynadı, topu sahanın her bölgesinde kontrol etti.

Fenerbahçe’ye tek bir şut şansı bile tanımadı. İlginçtir Fenerbahçe ilk 45 dakikayı tek bir şut atamadan tamamladı. Bu vasat futbola çözüm arayan İsmail Kartal ikinci yarıda Kerem ile Oppong’u oyuna alıp, Brown’u sol beke çekti. Bu sayede oyuna biraz denge geldi, peşinden de İrfan Can’ın jeneriklik röveşata golünü izledik. Sezonun en güzel gollerinden biriydi.