‘Futbol olarak beklentilerden uzak’ Spor yazarları Beşiktaş-Başakşehir maçını yorumladı
Süper Lig’in 9’uncu haftasında Beşiktaş evinde Başakşehir’i ağırladı. Siyah-beyazlı ekip mücadeleden 2-0’lık net bir galibiyetle ayrılırken, kritik bir 3 puanı da hanesine yazdırdı. Beşiktaş-Başakşehir mücadelesini Fanatik yazarları değerlendirdi.

Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında Beşiktaş, sahasında ağırladığı İstanbul Başakşehir’i 2-0 mağlup etti. Dolmabahçe’de oynanan mücadelede siyah-beyazlı ekibe galibiyeti getiren golleri, 76. dakikada Hyeon-Gyu Oh, 89. dakikada Olaitan kaydetti. Bu sonuçla birlikte Beşiktaş, 18 puana ulaştı ve 3. sıraya yükseldi. İstanbul Başakşehir ise 11 puanda kaldı.

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano’nun maç sonu açıklamaları şöyle;
“İlk yarıya iyi başladık, kazanma isteğimiz güzeldi. Son 20 metrede eksiklik vardı, daha iyi işler çıkarabilirdik. Maç öncesi ikinci yarı değişikliklerle daha güçlenebileceğimizi söylemiştim. Oh harika performans gösterdi, tebrik ediyorum. Bu ligde kolay maç yok, kesinlikle önemli galibiyet oldu”

Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin ise şöyle konuştu:
“Beşiktaş galibiyeti hak etti. Normalden farklı bir stratejiyle sahaya çıktık. Normalde adam adama oynuyorduk ancak bu kez rakibi bir tarafa yönlendirmek istedik. İlk başta planımız tuttu. Beşiktaş, bu statta enerjisiyle pozisyonlar buldu. İkinci toplarda fırsatlar yakaladık ama iyi değerlendiremedik. Onlar adına hak edilmiş bir galibiyet, bizim adımıza da hak edilmiş bir mağlubiyet oldu.”

Beşiktaş’ın evinde kazandığı Başakşehir mücadelesini Fanatik yazarları da değerlendirdi. O yorumlardan satır başları…

‘Rahat kazandı’ – Orhan Yıldırım – Fanatik
Yorgun Beşiktaş taraftarı önünde erken gol bulmak istedi. Orkun ve Miretti’nin yokluğunda orta alan sıkıntı çekti. Bu olumsuzluk Vlahovic ve Trossard’ın hücum etkisini azalttı. Geriden de şuursuz çıkışlar işi iyice yokuşa sürdü. Italiano hamle yapmakta aceleci davranmadı. Hyeon-gyu Oh’u son bölüme sakladı. Plan tuttu. Koreli fırsatçılığını konuşturdu. Savunma hatasını affetmedi. Takımının üç puana uçmasının önünü açtı. Futbol olarak beklentilerden uzak kalındı. Fazla pozisyonlar yaşanmadı. Heyecan zirveye çıkmadı. Sonuçta önemli olan böyle maçları da kazanmak. Kartal şampiyonluk yarışında çok kritik bir galibiyet daha aldı.

Olaitan büyülüyor
Yıldız oyuncu her maç nerede ise aynı tempo ile oynuyor. Her iki yönde etkili. Aralara milimetrik paslar bırakıyor. Başakşehir önünde kaleye füze gönderip fişi çekmesini bildi. Bu yüksek mücadele gücü ve klas oyunu ile takım arkadaşlarını da ateşliyor. Murillo, Poku ve Ndidi de kendisini örnek almış gibiydi. Nuri Şahin’in takımı vasatı aşamadı. Alan savunması dışında öne çıkan yönü olmadı. Skor üretmesi beklenen ayaklar, kaleye uzak kaldı. Çok pas hatası yaptı. Kazandığı topları çabuk kaybetti. Geldiği gibi eli boş gitti.

‘Taktiksel dönüş’ – Süleyman Hatısaru – Fanatik
Avrupa arenasındaki o yorucu mesai ve Trabzonspor mağlubiyetinin ardından gözler, Beşiktaş’ın Süper Lig’e nasıl bir tepki vereceğine çevrilmişti. Crystal Palace karşısına çıkan savunma hattının tamamen yedeklerden oluşması, aslında maçtan önce İtalyan teknik adamın zihnindeki oyun planını bize net bir şekilde gösterdi. İlk yarıda oyunun hakimi, temposunu elinde tutan ve rakibi adeta kendi yarı alanına hapseden tamamen Beşiktaş’tı.

Italiano ve öğrencileri takım halinde hücum edip, takım halinde savunma yapma refleksi sahada nakış gibi işleniyordu. Orkun’un yokluğu, Beşiktaş’ın skordaki etkisini doğrudan etki etti. Pas bağlantılarındaki o kilit ismin eksikliği skora yansımayınca, takım ilk defa bir iç saha maçının önemli bir bölümünü golsüz geçirdi. Bu kritik haftada mutlak galibiyet için sahaya çıkan İtalyan hoca için çift forvete dönme kararı, sadece taktiksel bir dokunuş değil, aynı zamanda “Bu maçı kazanmadan bu stattan çıkmayacağız” mesajının ta kendisiydi.

Risk almaktan çekinmedi
Hoca, galibiyeti kafasına koymuştu ve risk almaktan çekinmedi. Bu galibiyetin ardındaki gizli kahramanları da es geçmemek gerek. Haftalardır tartışılan, üzerine sayısız senaryo yazılan o meşhur savunma sorunu, Ndidi ve Salih ikilisinin kusursuz uyumuyla tamamen çözülmüş durumda. Merkezdeki bu güçlü bariyer, sadece rakip atakları karşılamakla kalmadı, aynı zamanda dönen topları toplayarak takımın o baskıyı kurmasında artırdı. Özellikle Emirhan’ın atağa verdiği katkı ve sergilediği öz güven, taraftara büyük bir güven aşılıyor. Gerektiğinde içeri kat eden ve hücum zenginliğine bambaşka bir boyut katan Emirhan, bu takımın vazgeçilmez dişlilerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.